Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
En son konular
» Asistan Akademi ile Sekreterlik Kursu
2/2/2016, 03:07 tarafından info0710

» Asistan Akademi ile Sekreterlik Kursu
2/2/2016, 03:04 tarafından info0710

» ücretsiz program indir
5/1/2016, 15:23 tarafından is_for_you

» Animasyon Akademi Animasyon Kursları Başlamıştır.
29/7/2015, 23:34 tarafından info0710

» Diksiyon Kursu | Diksiyon Akademi
22/7/2015, 02:31 tarafından info0710

» Ofisdata | Excel Eğitimi
9/7/2015, 07:16 tarafından info0710

» Ofisdata | Excel Eğitimi
9/7/2015, 05:47 tarafından info0710

» ON FORMAT ÖNCESİNE GERİ DÖNME
27/4/2012, 06:55 tarafından emir973

» helinsara chat sitenize ekleyin
7/1/2009, 13:01 tarafından çeto

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Temmuz 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31      

Takvim Takvim


Diyarbakır Camileri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Diyarbakır Camileri

Mesaj tarafından prens21 Bir 1/11/2007, 01:37

CAMİLER

ULU CAMİ

Şehrin merkezinde yer alır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M.S. 639 yılında Diyarbakır Müslüman Araplar tarafından fethedilmiş ve kentin en büyük kilisesi olan Mar Toma Kilisesi' nin camiye çevrilmesi ile oluşturulmuştur. Anadolu'nun en eski camilerindendir. Müslümanlar tarafından 5.Harem-i Şerif (Mukaddes Mabed) olarak bilinir. 1091 yılında büyük bir onarım geçirmiştir. Plan itibariyle Şam Emeviye Cami' nin Anadolu yansıması olarak yorumlanır. Camiye Diyarbakır' da hüküm sürmüş bütün devletler büyük önem vermiş ve onarmışlardır. Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah, İnal ve Nisanoğulları, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev, Artuklular, Akkoyunlu Hümüdarı Uzun Hasan ve Osmanlı padişahlarından bir çoğuna ait kitabe ve fermanlar caminin muhtelif yerlerinde görülmektedir.

MELEK AHMET PAŞA CAMİİ

Diyarbakır'lı Melek Ahmet Paşa tarafından 1587-1591 m. (995-999 h.) yılları arasında yapılmıştır. Tuhfetül Mi'marinde de Mimar Sinan' ın eseri olarak geçmektedir. Plan ve mimarisinde Mimar Sinan' ın etkisi de açıkça görülmektedir. Melek Ahmet Paşa Camii fevkani bir yapı, yani alttaki dükkan ve depoları, içinde göz alıcı çinileri, süslü minare kaidesiyle ve merkezi bir plan özelliği taşımasıyla, İstanbul' dan uzakta bir Osmanlı yapısı olarak önem kazanmaktadır.

NEBİİ PEYGAMBER CAMİİ

16. yüzyılın başlarında Akkoyunlular tarafından yaptırılmıştır. Mimari açıdan Akkoyunlu ve Osmanlı yapıları arasındaki bağlantıyı sağladığı için önemlidir. 20. yüzyıl başlarında çöken caminin minarisi orjinal yerinden bugünkü olduğu yere taşınmıştır. Minare yazıtına göre, 1530 yılında Kasap Hacı Hüseyin tarafından hayrat olarak yapılmıştır.

SEFA CAMİİ

Kokulu anlamına gelen İpariye veya Parlı Camii olarak da bilinir. XV. yüzyılda inşa edilmiş bir Akkoyunlu Beyliği eseridir. Önemini; plan tipinden, çinilerinden ve zengin taş süslemelerinden alır. Taş işlemeciliğinin ilginç örneklerinden olan minaresi, kaideden başlamak üzere külahına kadar kufi, nesih yazılar, değişik biçim ve desenlerde taş süslemeleri ile bezelidir. Minarenin kokulu bitkisel otlarla inşa edildiği, kılıf içerisinde muhafaza edildiği ve yalnızca Cuma günleri kılıfının çıkarılarak halka gösterildiği söylenir. Cami bahçesinde yer alan mezarlıkta ünlü İslam bilgini Musluhiddin Lari' nin mezarı bulunmaktadır.

FATİH PAŞA CAMİİ

Kurşunlu Camii de denilmektedir. Diyarbakır'ın ilk Osmanlı Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından 1516-1520 tarihlerinde yaptırılmıştır. Bu nedenle de Fatih Paşa olarak anılır. Kentte ki ilk Osmanlı eseridir.

BEHRAM PAŞA CAMİİ

Diyarbakır'ın on üçüncü valisi Berham Paşa tarafından 1564-1572 tarihlerinde yaptırılmıştır. Tuhfetül Mi' marinde Mimar Sinan'ın eseri olarak geçmektedir. Tamamen kesme taştan yapılmış tek kubbeli bir yapıdır. Sakıflı son cemaat yeri, aynı üslupta yapılmış önündeki şadırvanı ile sütunlu bir saray girişini anımsatmaktadır. Bu tip sakıflı girişlere Osmanlı Dönemi yapılarında rastlanmakla birlikte burada olanakların sonuna kadar zorlandığını görüyoruz. Güneye özgü taş işçiliğinin eklenmesi, yerel özelliklerin katılmasıyla Osmanlı Mimarisinin -ana şemalar kalmakla beraber- bulunduğu yerlerde yerli geleneklerle beslenerek, az da olsa değişik bir karaktere büründüğünü izlemekteyiz.

ALİ PAŞA CAMİİ

Diyarbakır Valilerinden Hadim Ali Paşa tarafından 1534-1537 m. (941-944 h.) yılları arasında yaptırılmıştır. Kesin yapım tarihini veren herhangi bir yapıta rastlanmamaktadır. Tuhfetül Mi'marin' de Mimar Sinan'ın eseri olarak geçmektedir. ali Paşa Camii bir yapı topluluğunun içindedir, doğusunda Şafiiler Camii, batısında medresesi kuzeydoğusunda da "zikiryeri" olarak adlandırılan, beşik tonozlu, dikdörtgen tek bir mekandan ibaret bir yapı yer almaktadır. Ali Paşa Camii'nin dikkat çeken diğer özellik, bugün yer yer varlığını koruyabilen duvar çinileridir. bu çiniler klasik Osmanlı çinilerinin genel özellikleri dışında, yöresel bazı motiflere de sahiptir. Bu nedenle bunların İznik ve diğer Osmanlı çini merkezlerine bağlamaktan çok, yerli atölyelerden çıkmış olabileceğini düşünmek gerekir.

Yerli özellikler ile Osmanlı sanatının genel özelliklerini birleştiren Ali Paşa Camii, bu yönden diğer Diyarbakır yapıları ile sıkı bağlantıdadır. Medresesi, zikiryeri, hamamı geç bir devirde yapılan Şafiiler kısmıyla, bir yapı topluluğu meydana getiriyorsa da bütünün şekil alması, belirli bir zaman içinde olmuş, tümü birlikte düşünülmemiştir.

İSKENDER PAŞA CAMİİ

İskender Paşa Mahallesi'ndedir. Diyarbakır'ın on ikinci Valisi olan ve Diyarbakır'da yatan İskender Paşa tarafından 1551 m. (958 h.) yılında yaptırılmıştır. Tuhfetul Mi'marin'de Mimar Sinan'ın eseri olarak geçmektedir. İlk bakışta tek kubbeli bir yapı olarak görünmesine rağmen, yanlardaki yapıları ile Erken Osmanlı Devri camilerinden ters T biçimli camilerin Diyarbakır'da da kullanıldığını gösteren bir yapıdır. Ayrıca iç mekanda, köşelerden duvar kalınlığından yararlanılarak , küçük mekanların yerleştiği birkaç yapıdan biridir. Bu yönden Şeyh Matar ve Behram Paşa Camileriyle bağlantılıdır.

ŞEYH MUTAHHAR
(DÖRT AYAKLI MİNARE) CAMİİ

Kasım Padişah Camii ismiyle de anılır. Balıkçılar başı semtinde yer alır. Akkoyunlu Sultanı Kasım tarafından 1500 yılında yaptırılmıştır. Siyah ve beyaz sıralı kesme taşlarla inşa edilmiştir. Camiden ayrı, dört sütun üzerinde yükselen kare planlı mimarisi, Anadolu'daki tek örnektir. Sütunların İslam dinini temsil ettiği düşünülmektedir.

MEDRESELER

MESUDİYE MEDRESESİ

Ulu Cami'nin kuzeyinde camiye bitişiktir. Medresedeki yazıtlara göre yapımına 1198-1199 miladi yılında Artuklu Hükümdarı Ebu Muzaffer Sökmen II zamanında başlanmış, 1223-1224 yıllarında bitirilmiştir. Mimarı, Halepli Mahmut Oğlu Cafer'dir. Aynı mimarın adını surlardaki bazı kitabelerde, Ulu Camii'nin onarım kitabelerinde ve Deve geçidi Köprüsü kitabesinde de görmekteyiz. İki katlı olan Mesudiye Medresesi, açık medreseler grubu içinde tek veya çift eyvanlı şemaya bağlıdır. Mimari bakımdan Zinciriye Medresesi'nin üslubuna benzemektedir.

ZİNCİRİYE (SİNCARİYE) MEDRESESİ

Ulu Cami'nin güney batısında ve yakınındadır. Ulu Cami ile arasında kemerli bağlantılar bulunmaktadır. 1198 miladi yılında Mimar İsa Ebu Dirham tarafından yapılmıştır. açık medreseler grubu içerisinde, tek veya iki eyvanlı şemaya bağlı, tek katlı olarak inşa edilmiştir.

ALİ PAŞA MEDRESESİ

Mardin Kapısı ile Urfa Kapısı arasındadır. 1534-1537 yılları arasında Hadım Ali Paşa tarafından yapılmıştır.

KİLİSELER

Diyarbakır'da İslamiyet'ten önce üç farklı dini inanç sisteminin hakim olduğu görülür. Şemsiler (güneşe tapanlar), Yahudiler ve Hıristiyanlar. Hırıstiyanlık dini de Gregoryen (Ermeni), Yakubi (Süryani-Kadim), Ortodoks (Rum), Asuri ve Keldani olmak üzere beş mezhebe ayrılıyordu. Yukarıda anılan bütün din ve mezheplere ait dini yapılar mevcut idi. Ancak bugün bunların ne yazıkki büyük bir bölümü yıkılmış durumdadır. Ayakta kalanlar: Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, Keldani Kilisesi, Surp Gregos, Surp Sarkis, (Çeltik Kilisesi), Saint George (Kara Papaz Kilisesi), Katolik Kilisesi, Protestan Kilisesi'dir.

Ermeni Katolik Kilisesi

Hasırlı Mahallesinde Gazi Caddesi yakınlarındadır. Bazalt taştan yapılan kilisenin güney apsininin mukarnaslı örtüsü ve mihrap duvarlarındaki çini kalıntıları yapının mimari zenginliğini artırmaktadır.

Surp Gragos Ermeni Kilisesi

Balıkçılarbaşı'nda, Yeni Kapı Caddesi'ndedir. Tapu kayıtlarına göre, Katolik Ermenilerin kullandığı bir kilisedir. Bugün kubbesi yer yer yıpranmış olsa bile, bütün mimari görkemi ile ayaktadır.

Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi

Alipaşa Mahallesinde yer almaktadır. Bugün faal durumda olan tek kilisedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Geç Roma dönemine tarihlenen bir kapısı ve mihrap üzerinde kalıntılarını izlediğimiz mimari bezekleri bulunmaktadır. Geçirdiği birçok onarım sonucu planında değişiklikler olmuştur. En son 18.yüzyılda ciddi bir onarım görmüştür.

Mar Petyun Keldani Kilisesi

Özdemir Mahallesi'nde, Yeni Kapı Caddesi'ndedir.Ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmeyen ve 17.yüzyıla tarihlenen kilise, Katolik mezhebine mensup Keldaniler tarafından günümüzde de kullanılmaktadır. Diyarbakır'daki pek çok yapıda olduğu gibi ana yapı malzemesi siyah bazalt taşıdır. Kemerlerle bölünmüş dört nefli kilisenin bazalt taş duvarları, apsis önündeki baklamava dilimli ve iki renkli taş döşemeler ile uyum içindedir.

Surp Sarkis Kilisesi

Mardin Kapı yakınlarındadır ve Katolik Ermenilere ait bir kilisedir. 16.yüzyıla tarihlenen kilisenin ana yapı malzemesi siyah bazalt taşıdır. Dört kemer dizisinin birbirinden ayırdığı beş nefli kilise iki katlıdır.

Protestan Kilisesi

Mardin Kapı yakınlarında, Cemal Yılmaz Mahallesindedir. Siyah bazalt taştan yapılan kilise dikdörtgen planlıdır.
avatar
prens21
Moderatör
Moderatör

Erkek
Mesaj Sayısı : 28
Yaş : 31
Kayıt tarihi : 01/11/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz